0:00
/

Orman yangını ve sel felaketi: Aşırı doğa olaylarını neden yaşıyoruz?

Dünyamız, küresel ısınmanın etkisiyle giderek daha sık ve şiddetli aşırı hava olaylarıyla karşı karşıya kalırken Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında çözüm arayışları sürüyor.

BM bünyesinde 1992 tarihli İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) imzacısı ülkeler tarafından iklim değişikliğine karşı ortak mücadele amacıyla her yıl düzenlenen Taraflar Konferansı (Conference of the Parties – (COP) Kasım ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek. Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 Zirvesi’nde iklim değişikliği kapsamında artık küresel etkiler yaratan orman yangınları ve seller gibi aşırı iklim olayları da gündemde.

Türkiye adına COP31 ev sahibi devlet başkanı konumundaki Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, geçtiğimiz yıllardaki yaz aylarında özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde etkili olan orman yangınları söz konusu olduğunda, “İklim değişikliği şiddetini her geçen yıl artırıyor ve artıracak. Bunun için ilave tedbirler alıyoruz. Almayı da sürdüreceğiz. Unutmayalım ki bu bir savaş bir yeşil vatan müdafaası. Bu sinsi düşmana karşı şunu herkes bilsin ki gereken neyse yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz” demişti.

Orman yangınlarına karşı alınan önlemlerin yetersizliğine yönelik eleştirilere ise “Ülkenin başına gelen her felaketten hemen siyasi rant devşirmeye çalışan fırsatçılara, bütün bunlara rağmen yapacağız. Ellerini ovuşturanlara, dezenformasyon yayanlara, her fırsatta ülkesini kötüleyen bedhahlara rağmen bu mücadeleyi sürdüreceğiz.” sözleriyle muhalefet cephesini suçlayan Erdoğan ve AK Parti Hükümeti, son olarak Ekim ayında İstanbul’da yaşanan sel felaketinde de yerel yönetimlerin sorumluluğunu öne sürerek muhalefete yüklendi.

COP31 Başkanlığı’nı yürüten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da, “Son 83 yılın en yüksek yağışının alındığı, şu ana kadar yaklaşık 273 kilogram yağışın düştüğü büyük bir afetten bahsediyoruz” açıklamasıyla İstanbul’daki sel felaketinde iklim boyutuna işaret etmekle birlikte muhalefet belediyeciliğini hedef almayı tercih etti. İstanbul’da kapalı dere yatakları, altyapı yetersizliği ve çarpık kentleşmenin can kayıplarına yol açtığını vurgulayan Kurum, Ekrem İmamoğlu’nun 1,5 yıldır tutuklu bulunması nedeniyle seçilmiş başkanından yoksun olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni (İBB) ve muhalefetin yönetimindeki ilçe belediyelerini hedef alan açıklamalarda bulundu.

Oysa İstanbul, 1994–1998 yılları arasında bizzat Recep Tayyip Erdoğan, ardından aynı siyasi gelenekten gelen isimler ve 2004’ten Mart 2019’a kadar da AK Partili belediye başkanları tarafından yönetildi. Dolayısıyla Kasım 2002’den bu yana merkezi iktidarda bulunan AK Parti, yaptığı yasal düzenlemelerle de İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin imar ve kentleşme politikalarında “asli sorumlu” konumunda.

Dünyada ve Türkiye’de bugün iklim değişikliği manzarası nasıl görünüyor?

COP31 Zirvesi öncesinde dünyadaki tabloya bakıldığında, iklim değişikliğinin başlıca nedenlerinden biri olan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının etkileri öne çıkıyor.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, “Dünyada özellikle 1850’lerde başlayan bir Sanayi Devrimi var fakat bu Sanayi Devrimi ile birlikte fosil yakıt tüketiminin artışı doğrudan hemen etkiye geçmedi. Bu sera gazı emisyonlarının artması, karbondioksit ve metan miktarının artması, nüfusun artışına paralel olarak insanların etkileri; karbondioksit ve metan miktarının artışına yol açtı. Bunun bir sonucu olarak da bir ısınma eğilimi var dünyada. Ne zamandan beri kabul ediyoruz biz bunu? 1900’lü yıllardan itibaren kabul ediyoruz fakat etkilerini biz gecikmeli olarak gördük ve şu anda günümüzde bu etkileri görüyoruz. Bu etkiler deyince kuşkusuz aklımıza ilk gelen sıcaklıklardaki değişim yani sıcaklıklardaki artış etkisi var. Maalesef etkileri daha detaylı. Etkilere baktığımızda şunu görüyoruz: Yağışlarda bir değişkenlik, düzensizlik, yerel farklılıklar, bazı yerlerde artış, bazı yerlerde azalış gibi etkiler görüyoruz. Bunun kombine bir etkisi var, kuraklık diyoruz biz buna. Çevre felaketleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Günümüzde geldiğimiz tablo bu” sözleriyle dünyadaki manzarayı özetledi.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası’nda küresel ortalamaya kıyasla yüzde 20 daha fazla ısınma yaşandığına işaret eden Yavaşlı, iklim değişikliğinin Türkiye’deki etkilerini orman yangınları, aşırı buharlaşma ve yoğun yağışlar olmak üzere üç başlık altında değerlendirdi. “Kuşkusuz insan faaliyetleri de eklenince maalesef son yıllarda gördüğümüz büyük orman yangınları ile seller görülüyor” diyen Yavaşlı, birbirine zıt gibi görünse de aşırı buharlaşmaya bağlı kuraklık ile yağışların şiddetlenmesi arasında birbirini tetikleyen bir ilişki bulunduğunu söyledi.

Ormanlar başta olmak üzere Türkiye’nin doğası nasıl değişiyor?

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, dünyada son 35 yıl içinde 450 milyon hektar kadar orman alanının yok olduğunu açıklayarak, “Hatta orman kaybı, ormansızlaşma, orman tahribatları sonucunda yutak alanlar azaldığı için yaklaşık 1 milyar, 1,5 milyar ton karbondioksit eşdeğeri bir emisyona da sebep oluyor. Bu da toplam olarak ekosistemlerin atmosferden geri aldığı, depoladığı, uzaklaştırdığı karbondioksit miktarının da azalmasına yol açıyor” dedi.

Tolunay, “Türkiye, 2019-2020’den sonra büyük yangınlarla karşılaşmaya başladı ve 2020 öncesinde yıllık yanan orman alanı miktarı 10 bin hektarlar civarındaydı. Sonrasında 2021’de ise 40 bin hektara çıktı. Burada iklim değişikliği bahaneye dönüşüyor. Neden daha fazla orman alanı yandığının tespiti yapılmalı. Bu tespiti yapmadan çözüm de üretemeyiz. Baktığınızda tüm dünyada ve Türkiye’de özellikle nüfusun artmasına bağlı olarak insanların daha fazla orman içindeki yerleşimlerde olduğu, tesisler yapıldığını görüyoruz. Buna orman-insan ara kesiti adı veriliyor. Türkiye’de de böyle. Türkiye’de çok sayıda yolun ormanlar içinden geçtiğini görüyoruz ve bu şekilde insanlar orman içine girdikçe Yangın sayısı artıyor çünkü dünya genelindeki orman yangınlarının en az yüzde 85’i insan kaynaklı” bilgisini verdi.

Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve aşırı iklim olaylarına karşı mücadele

Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Necmi Aksoy da, “Artık yaşadığımız dönem, iklim değişikliği diyerek geçiştirebileceğimiz bir dönem değil. Aslında belki de insan çağının en uç noktasında, ekolojik sorunları ve doğa olaylarını çok daha şiddetli yaşıyoruz. Bence Rio Sözleşmesi çok sıra dışı bir şeydi. İlk defa biyolojik çeşitliliğin kaybına dair bir çağrı yapılmıştı. Çünkü orada, dünyayı gelecek kuşaklara miras bırakabilmek için doğal alanların yüzde 10’unun mutlak koruma alanı olması gerektiği ifade ediliyordu. Peki uyuldu mu buna? Hiçbir ülke uymadı. Sonuçta COP’larda yine iklim değişikliği üzerine çok büyük şeyler söylenecek, kapsamlı analizler yapılacak, veriler ortaya konacak. Ama artık harekete geçmek gerekiyor. Çünkü şu an 1,2–1,3 dereceye doğru gidiyoruz. Bunun sonucunda ne olacak? Gelecekte hepimiz bir bakacağız ki tanımadığımız bir coğrafyaya uyanmış, kendimizi tanımadığımız bir sistemin içinde bulmuşuz. Bence asıl felaket bu olacak” diye konuştu.

Detaylar Heinrich Böll Stiftung Türkiye Temsilciliği’nin desteğiyle hazırladığımız videomuzda.


Ücretsiz Abone Olun


Stüdyo recap, Turkey recap’in içinden doğdu. Stüdyo recap hızlı gelişen Türkiye haber döngüsünü anlamlandırmanıza yardımcı olmak için kurulan ve Türkçe içeriklere yer veren bağımsız ve okuyucu destekli bir haber platformudur.

Turkey recap ve Stüdyo recap; Turkey recap Medya Ajans Hizmet ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde yer alıyor.

Daha fazla bilgi, geri bildirim veya önerileriniz için bizimle iletişime geçin:

info@turkeyrecap.com

YouTube: @StüdyoRecap

Instagram: @studyorecap

Twitter: @studyorecap

Tiktok: @stdyo.recap

LinkedIn: Stüdyo recap

Bu video, Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği desteğiyle hazırlanan Türkiye’nin iklim yönetişimi odaklı video serisinin bir parçası olup hiçbir şekilde Heinrich Böll Stiftung’un görüşlerini yansıtmaz.

Bu video hakkında tartışma

User’in avatarı

Daha fazlasına hazır mısınız?