Gordion Düğümü: Süreç nasıl ilerlemeli, önce örgüt mü, siyaset mi adım atmalı?
Recap Odak'ta mercek tuttuk.
ANKARA- Başkent Ankara sınırları içerisindeki antik kent Gordion’un Düğümü, toprak bütünlüğü ve siyasi-askeri ilerlemede Büyük İskender’in önündeki engeli simgeliyordu. Bugün Kürt sorununa çözüm arayışındaki Türkiye’de, süreç “bundan sonra hangi taraf adım atmalı” sorusunda düğümlendi?
Bu Gordion Düğümü’ne çözüm olarak, MHP Lideri Devlet Bahçeli ve ardından PKK kurucusu Abdullah Öcalan’ın mesajları işaret edilirken, muhalefet cephesi “Ankara’da siyasi irade eksikliği” eleştirisinde bulundu.
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TİP ve EMEP’in iki “ret” ve CHP’li Türkan Elçi’nin “çekimser” oyu dışında beş siyasi parti grubu ile üç siyasi parti temsilcisi tarafından verilen 47 “kabul” oyu itibariyle ‘ortak raporu’ kabul etti.
Şimdi rapor doğrultusunda ülkedeki Kürt sorunu ve demokrasi sorununda nasıl ilerleme sağlanacağı gündemde.
Stüdyo recap olarak, sizlere “tarafların “artık yeni bir aşamaya geçildi” dediği süreçte bu ‘yeni aşama’ya nasıl geçilebileceğine ilişkin tartışmaları aktarmak istiyoruz. Kuşkusuz yeni aşamada en kritik iki dönemeç ‘silah bırakma’ ve ‘yasal düzenlemeler’. Ankara’nın temel tartışma konusu da bu iki kritik dönemecin zamanlaması…
Raporda “yasal düzenleme önerileri” başlıklı 6’ncı bölümde PKK’nın silah bırakması, hukuki ve politik çerçevenin hayata geçirilmesinde “başlangıç noktası” olarak vurgulandı; “kritik eşik” tarifi yapıldı ve “Süreçte en kritik eşik, PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir” denildi.
Cumhur İttifakı cephesi, bu kritik eşik aşamasında“geçici ve müstakil yasa” çalışması yapılabileceği görüşünde.
AK Parti Grubu ve MHP adına Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sıklıkla silah bırakma yönünde somut adım atılmadığını belirterek, devlet adına Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) henüz silah bırakıldığı yönünde tespiti olmadığını dile getirdi. MİT’in sahadaki izleme heyetince Milli Güvenlik Kurulu’na (MGK) silah bırakıldığı tespitini iletmesinin ardından yasal düzenleme olacağı iktidara yakın medya kuruluşlarınca da haberleştirildi.
AK Parti: Örgüt varlığı sonlanmadıkça TCK 221’nci maddemiz var
AK Parti, “Yasal düzenlemeler için gerekli zemin açık, önce örgüt silah bırakmalı ve bunun teyidi olmalı. Örgüt varlığını devam ettirdiği sırada örgüt fesih edilmiş gibi yasal düzenleme yapılması hukuken mümkün olmayacaktır. Hukuk, gerçeklik ve somut olaylar üzerine tanımlanacaktır.” görüşünü paylaştı.
AK Parti tarafı, silahlı PKK varlığı devam ettikçe hukuki düzenleme yapılamayacağını görüşünü savunarak, aksi halde mevcut durumda Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 221’nci maddesindeki “örgüt üyeleri için etkin pişmanlık” mekanizmasının uygulanacağını işaret etti.
Stüdyo recap’le görüşlerini paylaşan bir AK Parti yöneticisi, “Örgüt varlığı devam ederken, kendisini fesh etme şartını yerine getirmemişken yasal olanağımız var: TCK 221’nci madde. Pişmanlık duyanlara örgütten ayrılarak örgüt üyeliğini sonlandırmasıyla TCK uyarınca işlem yapılması söz konusu. Ama örgüt varlığını ortadan kaldırarak tüm örgüt yapısı ve üyeleri için bir talep varsa o zaman örgütü ortadan kaldıracaksınız. Hukuk hayallere ve tahminler üzerine yürütülemez” dedi.
KCK’nın raporda kullanılan dile ilişkin“Adı konulamayan sorun çözülemez” eleştirisini yorumlayan AK Parti yöneticisi, “Somut adım atmak istemiyorlar, farklı argümanlar geliştirerek süreçte yasal düzenleme aşaması için silah bırakılması gerektiği gerçeğini konuşmak istemiyorlar. PKK terör örgütü varlığı, eylemleri, failleri hakkında mevcut durumda yargılamaları, mahkumiyet kararlarıyla infaz süreçlerine ilişkin hukuki çerçeve mevcut bulunuyor. TCK, Terörle Mücadele Kanunu (TMK), Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve diğerleri konusu PKK örgütü ve bunun sonucu bir hukuk tarifi var. Ne yapacağız? Yeni yasal düzenleme diyorsanız o zaman raporda denildiği üzere kritik eşik aşamasına gelinmeli. Yani tüm unsurlarıyla örgüt tarafından silah bırakıldığı tespit ve teyit edilmeli. Bu olmalı ki hukuk zeminin temeli ortaya çıkacak” diye konuştu.
“Kod Kanun” ile Cumhur İttifakı cephesi neleri öngörüyor?
Cumhur İttifakı’na göre, yaz tatili arası öncesinde ‘kritik eşik’ aşılırsa TBMM gündemine çerçevesi tanımlı “geçici ve müstakil yasa” sunulacak. Bu kanun kapsamında TCK, TMK ve CMK’da kapsamlı değişiklikler yapılacak.
Yasanın sadece PKK’ya özgü ve geçici düzenleme olması sağlanacak .Türkiye gazetesindeki habere göre; yasa, darbe girişimi sonrasında Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) olarak tanımlanan Gülen cemaati mensuplarına yararlanma olanağı tanımayacak.
Yasada, suça karışmamış PKK’lılara bir yıl içinde güvenlik makamlarına başvurmaları hâlinde mevcut TCK’daki ‘etkin pişmanlık’ hükmüne benzer bir infaz rejimi uygulanacak.
Suça karışmamış olsa bile bu durumdaki örgüt üyelerine cezasızlık söz konusu olmayacak. Yasada, “toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmaması” amacıyla “suça karışmış” ve “suça karışmamış” ayrımı yapılacak. Tüm örgüt üyeleri açısından kademelendirilmiş şekilde ceza infaz tanımları içerecek. Örgüt üyelerinin yeniden “suç işlenmemesi” şartıyla siyaset yapılabilmesinin yolu da açılabilecek.
Yeni Şafak’ın haberine göre; “Kod Kanun”da “terör örgütü üyeliği” ve “örgüt ile iltisak bağı” kavramları sil baştan tanımlanacak. Bu habere göre;
“Düzenleme, doğrudan silahlı eyleme katılmış, şiddet suçu işlemiş ya da ağır cezalık fiillerde bulunmuş kişileri kapsamayacak. Amaç, ‘örgüt hiyerarşisi içinde yer almış ancak fiilen suça karışmamış’ kesimi sistem dışına çıkarmak”
DEM Parti zamanlaması ve içeriği bakımından hangi itirazları dile getirdi?
Tartışmalar sürerken TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sadece AK Parti ile MHP’nin değil, CHP, DEM Parti ile Yeni Yol Grubu’nun da kabul edeceği şekilde ‘Süreç Kanunu’ yapılması için temaslar yürüttü. Muhalefet cephesi, ‘Süreç Raporu’ sonrasındaki ilerleyişe ilişkin soru işaretlerini dile getirdi.
Süreç Kanunu’nun zamanlaması konusunda muhalefet, PKK’nın silah bırakabilmesi için örgüt üyelerine somut yasal zemin sunulması gerektiği görüşünde.
DEM Parti, “silah bırakacak örgüt üyelerine hukuki zemin sunacak yasa hızlıca hazırlanmalı” görüşünde. DEM Parti, iktidar medyasına yansıyan “örgüt yönetimi”, “suç işleyenler” gibi kategorilendirmelerin doğru olmadığı görüşünde.
Stüdyo recap’in sorularını yanıtlayan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, zamanlama konusunda da fikir ayrılıkları olduğunu söyledi.
“Zamana karşı yarıştığımızı görmemiz gerekiyor” diyen Koçyiğit, “Bugün en önemli meselelerden birisi silah bırakanlar için gerçek anlamla siyasal ve sosyal hayata katılımlarını sağlayacak yasa yapılması. Dünya örnekleri bize göstermiş ki silah bırakma süreci ile yasa yapılması eş zamanlı yürütülmeli. Hızlı şekilde yasa çıkmalı ki silah bırakma süreci devam etmeli” ifadelerini kullandı.
Ve Bahçeli’nin gündeme taşıdığı “Abdullah Öcalan’ın statüsü” meselesi… Öcalan’ın İmralı’daki koşullarının iyileştirilmesi ve “umut hakkı” konusunda hukuki adım atılması gerektiği DEM Parti kaynaklarınca vurgulanıyor.
Buna karşın Cumhur İttifakı tarafı ise, “umut hakkı” tartışmasına “şartlı salıverilme şartları”nı işaret ederek ve infaz değişikliği için de “kişiye özel olmayacak” diyerek yanıtı vermeye devam ediyor.
Diğer muhalefet partileri süreç ilerleyişini nasıl yorumluyor?
CHP süreci ilerletmek konusundaki sorumluluğun AK Parti ve MHP’de olduğu görüşünde.
Stüdyo recap’e konuşan bir CHP yöneticisi, “MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından tokalaşma hamlesiyle kamuoyu önünde başlatıldı süreç. Devamında yine Bahçeli, açıklamalarıyla süreçte oldukça ileri adımlar ifade etti. Ancak ortağı AK Parti ise sürece ‘Terörsüz Türkiye’ adını koyma hamlesi dışında somut hangi adımı attı? Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş biraz da kişisel çabasıyla Komisyon aşamasını hayata geçirdi. Sonuçta rapor ortaya çıktı ancak şimdi AK Parti kabul ettiği rapordaki önerileri hayata geçirecek mi; şüpheliyiz. Devlet bilgisine sahip olduğu için yasa çıktığında kaç kişi, nasıl yararlanacak şeklindeki etki analizi AK Parti’de. Kanuni düzenlemenin hazırlığını AK Parti iktidarı yapabilecek konumda. Raporda olduğu gibi bizim de kabul edeceğimiz bir kanun isteniyorsa elbette taslak üzerinde Meclis’te katkı verebiliriz. Ama önce taslağını iktidar hazırlayıp önümüze getirmeli” dedi.
Yeni Yol Grubu da, süreci hızlandırma açısından öncelikle yasal düzenleme taslağı Meclis’e sunulmalı görüşünü aktardı.
Keza Süreç Raporu’na “hayır” demiş olsalar da TİP ve EMEP, süreçte somut sonuçlar elde edilebilmesi için iktidar cephesince yasal zemin hazırlığı yapılması gerektiğini işaret ediyor.
Stüdyo recap, Turkey recap’in içinden doğdu. Stüdyo recap hızlı gelişen Türkiye haber döngüsünü anlamlandırmanıza yardımcı olmak için kurulan ve Türkçe içeriklere yer veren bağımsız ve okuyucu destekli bir haber platformudur.
Turkey recap ve Stüdyo recap; Turkey recap Medya Ajans Hizmet ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde yer alıyor.
Daha fazla bilgi, geri bildirim veya önerileriniz için bizimle iletişime geçin: info@turkeyrecap.com
Sosyal medya hesaplarımız:
Youtube: @StüdyoRecap
İnstagram: @studyorecap
Twitter: @studyorecap
Tiktok: @stdyo.recap
Bluesky: @studyorecap.bsky.social


